SOHBET HADİM'DENBizim bölgede Gavs Hazretleri’nin sofisi bir Binbaşı vardı. O başından geçen bir olayı şöyle anlattı:
“Benim yaşlı bir annem var. Kendisi çok küçük yastan beri Kadiri dersi çekmekteydi. Hatta zikir çekerken, ‘Seher vaktinde kuslar geliyor, onlarla beraber zikir çekiyorum,’ derdi. Ben kendisine: “Anneciğim, zamanın Gavsı Abdülhakim Hüseyin Hazretleri’dir. Gel ona intisap edelim,” derdim. Benim teklifimi reddederdi. Bir gün beraber hacca gittik. Hac vazifemizi ifa ediyorduk. Arafat’ta vakfeye durduğumuzda annem yaşadığı bir hâli anlattı:
"Oğlum; yakaza (uyku ile uyanıklık arası bir hâl) ben bir hâl yaşadım. Peygamber Efendimiz (sav) Arafat’a gelmiş. Bütün hacılar sıraya geçip elini öpmeye başladı. Ben de sıraya geçtim ve sıra bana geldi. Tam Peygamber Efendimiz (sav)’in elini öpecektim ki bana şöyle dedi: “Kızım Zehra, benim elim Adıyaman Menzil’de bulunan oğlum Seyyid Muhammed Raşit’in elinin üzerindedir. Git, elimi orda ziyaret et!” dedi. Ben heyecanlanmıştım. Hac vazifesini yaptıktan sonra memlekete döndük. Annem bu gördüğü hâli unutmuştu. Aradan hayli zaman geçti. Bir gün annem beni çağırdı ve gördüğü rüyayı anlattı: “Gece teheccüd namazından sonra uyumuşum. Rasulullah (sav) Efendimiz’i gördüm. Bana: ‘Arafat’ta sana ne emir buyurmuştum? Hala gitmedin mi?’ dedi, ‘sabahleyin unutmayasın sana bir işaret veriyorum.” Mübarek şehadet parmağını iki kaşımın arasına bastırdı. Sabahleyin kalktığımda aynaya baktığımda iki kaşımın arasında parmak izini gördüm. Oğlum, beni mürşidinin yanına götür!” deyince çok sevinmiştim.
Beraberce Menzil’e gittik. Seydâ Hazretleri hiçbir kadına elini öptürmezdi. Annem çok yaşlıydı. Arabadan inince Seydâ Hazretleri karşımızdan geldi ve şöyle dedi:
“ Biz hiçbir kadına elimizi vermiyoruz, ama emir büyük yerden geldi!” Elini uzattı. Benim gördüğüm manzarayı annem de görmüştü ağlayarak mübareğin elini öpmüş. Seydâ Hazretleri’nin elinin üzerinde Peygamber Efendimiz (sav)’in elini gördük ve Seyda Hazretleri anneme buyurdu: “Şimdiden sonra bizim vekilemizsin. Dadı talimatını versin.”